Offcanvas
Edit Template

Best Medical Treatments in the

Best private turkish hospitals and clinics

Best Medical Treatments in the

Best private turkish hospitals and clinics

PARKİNSON HASTALIĞININ CERRAHİ TEDAVİSİ – TÜRKİYE – İSTANBUL

Parkinson hastalığı nedir ve nasıl bir durumdur?

Parkinson hastalığı, beynin derinlemesine yerleşmiş yapıları (bazal gangliyon olarak da adlandırılır) etkileyen bir durum olarak yaklaşık bir şekilde tanımlanır ve hareket bozukluklarının belirtilerinin önemli bir kısmından sorumludur. Hareket bozukluğu, özellikle kollar ve bacaklarda titreme (tremor), vücutta sertlik (rijidite) ve hareket hızında azalma (bradikinezi) olarak kendini gösterir. Titreme, hasta için çok ciddi ve stresli bir yaşam yaratırken, rijidite ve bradikinezi hastanın bağımsız hareketliliğini engeller. Hastalık ileri aşamada olduğunda yataktan kalkamama, şiddetli vücut kasılmaları ve spazmlar, hastanın tuttuğu nesneleri kullanamama (örneğin su içme, kaşıkla yemek yeme), desteksiz yürüyememe ve çok yavaş yürüme gözlemlenebilir.

Tedavi nasıl yapılır?

Hastalığın tedavisi ilaçlar ve cerrahi yöntemleri içerir. Tıbbi tedavinin temel etkin maddesi dopamindir. Beyin hasarı nedeniyle dopamin seviyeleri azalır ve bu eksiklik, hastalığın erken dönem bulgularını hafifletebilecek ilaçlarla karşılanır. Şikayetler ilaçlarla gerileyebiliyorsa cerrahiye gerek yoktur. Ancak zamanla ilaca karşı direnç oluşursa ve ilaç kaynaklı hareket bozuklukları gelişirse cerrahi tedavi uygulanır. Parkinson hastalığının cerrahi tedavisinin ekip çalışması gerektirdiği unutulmamalıdır. Hasta, ameliyat öncesi dönemde mutlaka nörolog tarafından muayene edilir ve daha sonra ameliyat için beyin cerrahına yönlendirilir. Ameliyat sonrası takip, aynı ekip tarafından yürütülür.

Cerrahi tedavinin amacı nedir?

Beynin derin katmanlarında (subtalamik nükleus, ventral intermediyer nükleus ve pallidal nükleus) yer alan çeşitli çok küçük çekirdekler bulunmaktadır. Bu çekirdeklerden uygun olanlarına etki eden bir işlem uygulandığında titreme, bradikinezi ve rijidite açısından iyileşme sağlanır. Çekirdeğin aktivitesi iki yöntemle engellenebilir. Birinci yöntemde ilgili çekirdeğe ulaşılır ve zarar verilir. Bu yöntemle çekirdekte kalıcı bir hasar oluşturulur. İkinci yöntemde ise bataryalı bir elektrot bu beyin çekirdeklerine yerleştirilir ve batarya genellikle köprücük kemiğinin altına implante edilir. Batarya tarafından uyarılar üretilir ve bu uyarılar elektrotun yerleştirildiği çekirdeğin aktivitesini engeller; böylece kalıcı hasar oluşturmadan etki sağlanır. Bu yöntemin bir diğer avantajı, ameliyat sonrası dönemde bataryanın uzaktan kumandası kullanılarak etkinlik oranının ayarlanabilmesidir. Batarya ve elektrot sistemi içeren bu işleme DERİN BEYİN STİMÜLASYONU denir.

Cerrahi müdahale nasıl yapılır?

Öncelikle, hasta belirli bir MRI çalışmasından geçirilir çünkü bu çekirdeklerin görüntülenmesi gereklidir. Bu çekirdekler, sıradan MRI protokolü ile görüntülenemez. Özel MRI protokolü tamamlandıktan sonra, hastanın başına stereotaktik çerçeve yerleştirilir ve daha sonra çerçeve başta iken bilgisayarlı tomografi görüntülemesi yapılır. Stereotaktik çerçeve ile elde edilen görüntüler bilgisayar yazılımına aktarılır ve çerçeve sayesinde bu çekirdeklerin koordinatları matematiksel olarak hesaplanır. Operasyon, ortaya çıkan koordinatlar baz alınarak başlatılır.

Operasyonun ilk aşaması kısmi anestezi altında yapılır; bu nedenle hasta bu aşamada hâlâ uyanıktır. Elektrotlar, daha önce yerleştirilen stereotaktik çerçeveye monte edilmiş özel parçalar kullanılarak ilgili çekirdeğe yönlendirilir. Bu işlem için kafatasında açılacak küçük bir delik yeterlidir. Elektrotlar çok küçük bir çekirdeğe (mm boyutunda) yönlendirilirken, bu elektrotlar kullanılarak kayıt yapılır ve hücrenin en yoğun aktivite gösteren bölgesi belirlenir; bu bölge uyarılır ve uyarı, titreme ve rijiditenin gerileyip gerilemediğini belirlemek için kullanılır. Operasyon sırasında hasta ile iletişim kurulur ve sık sık muayene edilir. Tüm bu işlemler zaman alıcı olsa da en sağlıklı sonucu elde etmek için önemlidir. Çok küçük çekirdeğin optimum bölgesi seçilir ve elektrot bu noktaya doğru şekilde yerleştirilir, böylece hastanın maksimum faydayı alması sağlanır.

Operasyonun ikinci aşaması, elektrotun optimum pozisyonu sağlandığında başlar. Bu aşama daha kısa sürer ve işlemler genel anestezi altında yapılır. Beyne yerleştirilen elektrotların serbest uçları, subkutan bölgeye implante edilen bataryaya bağlanır. Hasta, 1-2 gün hastanede takip edilir.

Beyin bataryası ne zaman çalıştırılır?

Batarya, ameliyat sonrası yaklaşık 3. veya 4. günde çalıştırılabilir. Batarya parametreleri, ameliyat sonrası dönemin ilk birkaç haftasında periyodik kontrollerle ayarlanır ve optimum verim sağlandığında nihai ayarlama yapılır. Bataryanın ömrü yaklaşık 5 yıldır ve bataryayı değiştirmek için elektrotun kafatasına yeniden yerleştirilmesine gerek yoktur. Sadece ana batarya bölmesi açılır, eski batarya çıkarılır ve daha sonra kısa bir operasyonla yeni batarya yerleştirilir.

Hastalar ne kadar fayda sağlar?

Hasta operasyon için uygun ise, etkinlik oranı %40 ile %90 arasında değişir. %40 etkinlik oranı, önceden desteksiz giyinip soyunamayan bir hastanın artık herhangi bir destek olmadan giysi giyip soyunabilmesi anlamına gelir. Daha önce dayanılmaz titremeler yaşayan ve geçmişte sertlik nedeniyle eşinin koluna tutunarak kontrol randevularına yürüyerek giden hastanın tek elinde çok hafif bir titreme kalması, hem hasta hem de hekim için paha biçilemez bir mutluluk örneğidir.

Operasyonun riskleri nelerdir?

Riskler üç başlık altında ele alınabilir. Operasyona bağlı olarak ortaya çıkan beyin içi kanama riski %1’in altındadır ve kanama vakalarının bir kısmı hayatı tehdit edebilir. Tüm damarlar, ameliyat öncesi radyolojik görüntüleme ile incelenir ve çekirdeğe ulaşmak için bu damarlardan uzak bir yol tercih edilir. Ayrıca, nadir de olsa bu durum meydana gelirse, erken ameliyat sonrası görüntüleme ile hemen teşhis edilebilir ve müdahale edilebilir. Anestezi riski, tüm operasyon türleri için geçerlidir. Bu riskin önlenmesi için preoperatif değerlendirme yapılır. Operasyonun önemli bir kısmı kısmi anestezi altında gerçekleştirilir ve kalan küçük bölüm genel anestezi altında yapılır. Enfeksiyon riski de nadirdir. Enfeksiyon gelişirse sistemin çıkarılması gerekebilir.

Parkinson hastalığının özellikleri nelerdir? Tedavi yöntemleri nelerdir?

Parkinson hastalığı genellikle ileri yaş hastalığı olarak bilinse de, genç nüfusta da görülebilir. Hastalığın görülme sıklığı bilinen oranın üzerindedir. Parkinson hastalığı olan hastaların beynindeki, bazal gangliyon olarak da adlandırılan çekirdeklerin bozulması titreme, rijidite ve bradikineziye yol açar. Tüm bu belirtiler bir araya geldiğinde, hasta titreme nedeniyle su içemeyebilir veya kaşıkla yemek yiyemeyebilir, rijidite nedeniyle hareket edemeyebilir ve bradikinezi nedeniyle yürüyemeyebilir. Bu nedenle Parkinson hastalığı, doğrudan hastanın yaşam kalitesini etkileyen dramatik bir hastalık olarak kendini gösterir. Erken dönemde bu belirtiler başarılı bir şekilde giderilebilirken, ilaçların etkinliği zamanla azalır ve yan etkiler ortaya çıkar; bu da katlanılamaz hastalığın başlamasına yol açar. Nöroşirürji bölümü, hastalığın bu aşamasında rol oynar. Beynin çok küçük bölgeleri belirlenir ve çekirdekler hassas bir şekilde hedeflenir; elektrot hedef bölgeye yerleştirildiğinde, elektrot üzerinden elektriksel uyarılar gönderilerek hastalığın belirtilerinde iyileşme sağlanabilir. Bu işleme “Derin Beyin Stimulasyonu” denir. Halk arasında beyin bataryası olarak da bilinen Parkinson hastalığının cerrahi tedavisi, titreme, rijidite ve bradikinezide iyileşme sağlar ve böylece hasta önemli ölçüde rahatlama hisseder.

Operatif altyapı

Parkinson cerrahisi için gerekli ekipman ve hedefleme çok önemlidir. Altyapı kadar bilgi ve deneyim de önemlidir. Ameliyat sonrası dönemde bataryanın hassas şekilde ayarlanması son derece önemlidir. Medicana Hastaneleri Nöroşirürji Bölümü, yaklaşık bir yıl içinde 30 Parkinson cerrahisi gerçekleştirmiştir. Dünya genelindeki birçok merkez bu sayılara ancak yıllar içinde ulaşabilmektedir.

Ameliyat sonrası dönemde hastalar ne kadar fayda sağlar?

Yalnız giyinemeyen bir hastanın kendi başına giyinebilmesi, dayanılmaz titremeler yaşayan hastanın tek elinde çok hafif bir titremenin kalması ve rijidite nedeniyle yataktan kalkamamasına rağmen eşinin koluna tutunarak kontrol randevularına gidebilmesi, hastaların ameliyat sonrası dönemde önemli ölçüde fayda sağladığının göstergeleridir.
Medicana Hastaneleri’nde gerçekleştirilen Parkinson hastalığı operasyonlarının ön süreçleri: Parkinson hastalığının cerrahi tedavisi için gerekli altyapı oluşturulurken hem radyolojik görüntüleme hem de tıbbi ekipman altyapısı dikkate alınmıştır. Süreç, nöroşirürji bölümünün akademisyen ve hekimlerinin gözetiminde ilerlemiş ve operasyonlar başarıyla gerçekleştirilmiştir.

Bu operasyona karşı insanların tutumu nasıldır? Diğer şehirlerde ikamet eden hastalarınız var mı?

Bu operasyon, ülkemizde çok sınırlı sayıda sağlık merkezinde gerçekleştirilebilmektedir ve operasyon, sosyal sigorta kurumunca bir kısmı karşılanıyor olsa da, hastalar için kayda değer maliyetler taşımaktadır. Medicana Hastaneleri, operasyonun maliyetini çoğu kişinin karşılayabileceği düzeye düşürmüştür. Böylece Parkinson hastalığının cerrahi tedavisi artık çok kaliteli bir şekilde yapılmakta ve maliyetin ulaşılabilirliği artarak hastaların erişimi iyileşmektedir.

Breaking News

About MedicalTravel

MedicalTravel organizes your treatment in Turkey, in Istanbul, Antalya and Izmir.

Latest news

No Posts Found!

Copyright© 2025 Created with Dijitalleşelim Teknoloji